“ فلاحfelah” sözcüğü genelde “kurtuluş” olarak çevrilegelmiştir. Bu sözcük Kur’an’da on üçü “ مفلحmüflih” kalıbıyla “fail isim” olarak, diğerleri de fiil olmak üzere kırk kez geçmektedir. Arapçada, dolayısıyla Kur’an’da “kurtuluş” kavramı “ نجاةnecat”, “ فلاحfelah”, “ فوز fevz” ve “ خلاصhalas” sözcükleri ile ifade edilmektedir. Bu nedenle pasajı iyi anlamak için önce “felah” sözcüğünün anlamını tahlil etmemiz gerekmektedir.
“ فلاحFelah” sözcüğünün esas anlamı “yarmak” demektir. Toprağı yarıp süren çiftçiye, denizi yararak geçen denizcilere “ فلاّحfellah” denir. Bu sözcük, “başarı, kurtuluş, nimet ve hayırda baki kalma” demektir.[1]
Buradan anlaşıldığına göre, sözcüğün esas anlamı, maddeyi; toprak ve su gibi nesneleri yarıp maksadı gerçekleştirmek demek iken, bu anlama paralel olarak manevi zorlukları yarma, onlardan zarar görmeme anlamında da kullanılmıştır. Biz bu anlamı, “sevinilecek bir duruma ulaşma; zafer ve mevcut durumu koruma; zarara uğramama” şeklinde ifade edebiliriz.
Kur’an’a bakıldığında, felah sözcüğü ve türevlerinin hem dünyada zafer kazanma hem de ahırette mutlu sona ulaşma anlamında kullanıldığı görülmektedir.
Konumuz olan pasajda da “felah bulma” ifadesi, hem ahıret için kazançlı çıkma hem de dünyada durumu koruma; zarara uğramama anlamındadır.
[1] (Lisanü’l Arab, c.7, s. 155,156. “flh” mad.)