: مقعد صدق [mak‘ad-ı sıdk]; “sıdk meclisi, doğruluk sandalyesi” ya da “doğru kimselere mahsus olan, yalan söylenmesi mümkün olmayan, yok olma ihtimali de bulunmayan sabit makam veya mevki” demektir. Bu makam, Duhan/51-57. âyetlere  “Emin Makam” olarak tefsir edilmiştir. Ayrıntılı bilgi için oraya bakılmalıdır.

“Çok kuvvetli iktidarı olan”, “Kudretinin sonu olmayan kral”, “Pek büyük mülk sahibi”, “Şahlar şahı” vurguları ile Allah kasdedilmiştir. “Melik” ve “muktedir” isimlerindeki tenvin ise azamet içindir.

Âyette bahsedilen kişilerin Allah’ın “yanında, huzurunda” olmaları, mekân bakımından bir yakınlığı değil, onlara makam, mevki, şan bakımından verilen pâyeleri ifade eder. Takvâ sahiplerinin böyle yüce bir huzurda bulunduklarının ifade edilmesiyle bu kimselerin kavuşacakları güven ve rahatlık anlatılmak istenmiştir. Allah tarafından muttakîlere sunulan bu makam ve nimetlerin daha iyi anlaşılması için Kur’ân’daki konuyla ilgili diğer pasajların da okunmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle Vâkıa/10-40 âyetleri bu konuda ayrıntılı sahneler içermektedir. Bu mutluluk tabloları Kur’ân’da birçok kez değişik üslûplarla anlatılmıştır. Örnek:

31-37Kesinlikle Allah’ın koruması altına girmiş kişiler için, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden; Rahmân’dan [yarattığı bütün canlılara dünyada çokça merhamet eden Allah’tan] bir karşılık ve yeterli bir bağış olarak korunaklar/ kurtuluş mekânları; sulak bağlar-bahçeler, üzümler, hepsi bir seviyede tomurcuklar; çiçek bahçeleri, dolu dolu su kapları vardır. Onlar, orada boş bir söz ve yalan duymazlar. –Onlar, O’nun huzurunda söz söylemeye güç yetiremezler.–

                                                                                           (Nebe/31-37)