ALLAH’IN ASTLARI: Kur’an’ın pek çok âyetinde   من دونه[min dûnihi] ve  من دون اللّه[min dînillâhi] şeklinde geçen ifadeler, piyasadaki birçok meal ve tefsirde Türkçeye   من غيره [min ğayrihi] ve  من غيراللّه[min ğayrillâhi] anlamlarında, yani “O’ndan başka” ve Allah’tan başka” şeklinde çevrilmiştir. Oysa  دون[dûn] sözcüğünün esas anlamı, “seviyesi düşük, ast” demektir.[1] Dolayısıyla bu âyetlerin Türkçeye “Allah’ın astları” şeklinde çevrilmeleri gerekir. “Allah’ın astları”ndan kasıt, O’nun yarattıklarıdır; yani melek, insan, cinn, şeytân, hayvan cinsi yaratıklardır. Dûn sözcüğünün yine bu anlam ekseninde olarak  سوى[sivâ], وراء [verâ = öte, başka] manasında da kullanılması söz konusu olabilir. Nitekim Sebe/41’de bu manada kullanılmıştır. Ancak özellikle konumuz olan âyette ve bu doğrultudaki diğer âyetlerde dûn sözcüğünden seviye olarak Allah’ın altındaki bir seviyenin kastedildiği anlaşılmalıdır. Bu da Allah tarafından yaratılanların seviyesi anlamına gelir ki, bize göre tüm yaratıklar “Allah’ın astları” kapsamındadır.

Bu anlam gözetilerek âyete bakıldığında, “Allah’ın astlarından velîlere uymamamız” ifadesinden, Allah’ın astlarından olan herhangi birilerine yol gösteren, yardım eden ve koruyan yakınlar olarak uymamamızın öğütlendiği anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle; yakınlık kurulacak, güvenilecek, izinden gidilecek kişi veya kurum Allah gibi mükemmel olmalıdır. Bu da böyle bir kişi veya kurumun Allah’ın sıfatlarını aynen taşıması gerektiği anlamına gelir. Yüce Allah’ın taşıdığı sıfatlara O’ndan başka hiçbir varlığın sahip olması söz konusu olmadığına göre, O’nun astlarından velîlere uymayın ifadesi ile bizlere zımnen şu mesaj verilmiş olmaktadır: “Sadece Allah’la yakınlık kurun, sadece Allah’ın yardım edeceğini, sizi karanlıklardan aydınlığa sadece O’nun çıkaracağını, yol gösterici olanın sadece O olduğunu, sadece O’nun şefaat edeceğini ve sadece O’nun koruyucu olduğunu kabullenin; O’nun astlarında böyle nitelikler kabullenmeyin ve onlarla yakınlık kurmayın!”

Âyette geçen  من دونه[min dûnihi] ifadesindeki hu [o] zamiri Rabb sözcüğüne gönderilerek âyetten “Rabbinizin astlarından bir takım velîlere uymayın” anlamı çıkarılabileceği gibi, aynı zamir  ما انزل[mâ ünzile] ifadesindeki  ما[]ya gönderilerek âyet “Size indirilenin astlarından bir veli edinmeyin” şeklinde de anlaşılabilir. Bu durum Kur’ân’daki ifade zenginliğini göstermektedir. İkinci seçeneğe göre, söz konusu ifadenin anlamı “Kur’ân’ın yerini tutamayan kitaplara uymayın, onları kılavuz edinmeyin” şeklinde takdir edilmiş olur.

 

 

[1] Lisanü’l Arab, el İsfehani; el Müfredat, vly mad.)