“اليوم   Yevm” sözcüğü Kur’an’da sadece “gün” anlamında değil, “evre, devre, etap” anlamlarında da kullanılmıştır. Bu sözcükler Kur’an’da bazen kısa bir “an”ı, bazen de uzun “yıllar”ı işaret etmektedir. Meselâ; Rahman suresinin 29. ayetinde “an” anlamındaki “yevm” sözcüğü, Hud suresinin 7, Fussılet suresinin 9 ve 10. ayetlerinde “uzun yıllar” anlamına gelmektedir.

Bize göre bu ayetlerdeki “o gün”, yukarıdaki olayların meydana geldiği ve inançsızların “Kaçacak yer neresi!” diyerek âdeta kaçacak delik aradığı, yani gözün fal taşı gibi açıldığı, Ay’ın tutulduğu, Güneş ve Ay’ın birleştiği gündür, ölüm anıdır.

يوم الجمعة [YEVMU’L-CUM‘A]

Cum‘a sözcüğü, “toplanma” anlamındaki ج م ع [c-m-‘a] kökünden gelir. Dilbilimcilerden A‘meş الجمْعة [cum‘a], Âsım ve Hicazlı dil bilimciler الجُمُعة [cumu‘a] diye okurlar. Cum‘a diye okumak Ukayloğulları lehçesine göredir.

Yevm [gün] ve cem‘ [toplanma] sözcüklerinden oluşan yevmu’l-cum‘a tamlaması, “toplanma günü, toplantı günü” demektir. Arapların haftanın günlerinden “el-Arube” dedikleri gün, sonradan يوم الجمعة [yevmu’l-cumu‘a/toplantı günü] olarak değiştirilmiştir.

“Arube” adını, “Cumu‘a”ya dönüştüren kişinin kimliği hakkında bir netlik yoktur. Bazıları bunu, Dâru’n-Nedve’de toplantı için Kureyş’in, bazıları da Rasûlullah’ın atalarından Ka‘b b. Lüey’in değiştirdiğini ileri sürmüşlerdir. Doğruya en yakın olanı ise bunun Medîne’de Müslümanlar tarafından değiştirildiğidir.