Kur’an’a baktığımızda Bakara/228, Hûd/72, Nûr/31, Nisa/ 128’de ba’l (çoğulu “buûlet”) sözcüğünü görürüz. Genellikle bu sözcük “koca; hanımın kocası” olarak değerlendirilir. Saffat/125’teki ba’l sözcüğü de İlyas peygamberin elçilik yaptığı kavmin kulluk ettiği ilahın adıdır.
Sözcüğün gerçek anlamını tespit için öz anlamı dikkate alınmalıdır:
“ بعلBa’l” kelimesi aslında “yağmurun senede ancak birkaç kez düştüğü veya hiç düşmediği kurak ve verimsiz yüksek arazi” demektir. Sulanmadan kendi kendini idare eden hurma ağacına da ba’l denir.[1]
Kur’an’da geçen “Ba’l” sözcükleri, genelde “koca” manasında kabul edilse de öz anlamı dikkate alındığında, evlilikteki zevç; eş anlamındaki “koca” olmadığı; ortada nikah bağı bulunsa da “andropoz ya da talak iddeti, geçimsizlik, uyumsuzluk nedeniyle cinsel ilişki yapılmayan ve hanımıyla düşüncede, inançta; yaşam ilkelerinde birliği kaybetmiş VERİMSİZ KOCA” anlamında kullanılmış olduğu görülür.
Saffat/125’te ki “Ba’l” sözcüğü de işe yaramayan, elinden bir şey gelmeyen tanrı anlamında kullanılmıştır.
[1] (Lisanü’l-Arab; Ba’l mad.)