شيخ “ŞEYH” sözcüğün öz anlamı, yaşlı, yaşlılık demektir. Bu yaşlılık süresini “50. yaş veya 51. yaş ile ölüm arasında geçen süre olarak ifade edenler; ayrıca 50 ile 80 yaş arasını yaşlılık olarak değerlendirip buna sınır koyanlar da olmuştur.
Yaşlı kimselerin doğasında çok tecrübeli olmaları ve bilgilenmiş olmaları özelliğinden dolayı bilgisi çok olan kişilere “ شيخ şeyh” denir (el Müfredat).
Atalarının kereminden, cömertliğinden, bilgisinden istifade etmiş kişilere de شيخ ŞEYH denir.
Şeyhü’l İslam, Şeyhü’l buldan (vali, belediye başkanı, muhtar), şeyhü’l haram (Kâbe’nin imamı), Şeyhü’l Ezher (Ezher Üniversitesi Rektörü) denmesi de bu yüzdendir. (Tac, Zemahşeri) Tarihte birçok kişiye de “Şeyhü’l Ekber (En büyük hoca)” unvanı verilmiştir. Sözcüğün çoğulunun çoğulu “MEŞAYİH” olarak gelir.
“ كبير Kebiyr”, sözcüğü de herkesin bildiği ve Türkçemizde de kullandığımız gibi öz anlamında “büyük, çok büyük” anlamındadır. “ كبير Kebiyr” sözcüğü”,” شيخ Şeyh” sözcüğü ile sıfat tamlaması yapıldığında “çok büyük birikime sahip kişi; BİLGE ADAM” demek olur.
شيخ كبير ŞEYH-İ KEBİYR
Kur’an’ımızda Kasas/ 23 ( اَبُونَا شَيْخٌ كَبٖيرٌ Ebuna Şeyhun Kebiyr), Yusuf/78 ( اَباً شَيْخاً كَبٖيراً eben şeyhan kebiyren) tamlamaları “çok büyük birikime sahip kişi; BİLGE ADAM” demektir. Kur’an’da bu sözcüğün geçtiği pasajlarda da konu edilen zatların (Yusuf’un babası Yakup ve kızların babasının (Şuayb olarak bilinir) özellikleri, yaptıkları diyaloglar, onların yaşlılığını değil; çok büyük birikime sahip kişiler, BİLGE ADAM” olduklarını ifade eder.
Türk kültüründe bu kişilere “Ak Saçlılar veya yaygın adıyla Aksakallar”, adı verilir. Bu terim genel olarak tecrübe, bilgelik, stratejik akıl ve koruyuculuk ile özdeşleştirilir. Eski Türk devletlerinde (Göktürkler, Uygurlar, Selçuklular vd.) devletin en kritik kararlarında hükümdara danışmanlık yapan, töreyi en iyi bilen yaşlı ve bilgili heyete verilen isimdir.
Bu nitelik sadece yaşlı olmayı değil, hayatı boyunca devletine hizmet etmiş ve derin tecrübe kazanmış olmayı ifade eder. Bunlar:
Devletin varlığı tehlikeye girdiğinde töreyi ve milletin bekasını hatırlatan akıl hocalarıdır. Bir köyde, aşirette veya büyük bir ailede kavgaları bitiren, hakemlik yapan, sağduyuyu temsil eden büyüklerdir. Hatta toplumun tarihini ve değerlerini bir sonraki nesle aktaran yaşayan kütüphanelerdir.