Latîf sözcüğü kısaca “lütufkar” şeklinde de ifade edilebilir. Ancak sözcüğü içinde bulunduğu pasajdaki bağlamıyla ele alırsak, çok daha geniş bir anlam içeriğine sahip olduğu görülür. Bu anlamlardan belli başlıları şunlardır:

* “Azı kabul eden, buna karşılık pek çok ihsan ve lütüflarda bulunan”

* “Kalbi kırık olanın kalbini onaran, zor şeyle­ri kolaylaştıran”

* “Adaletinden başka bir şeyinden korkulmayan, lütfundan başkasına da ümit bağlanılmayan”

* “Kuluna gayre­tinden fazla nimet ihsan eden”

* “Kulunu ancak takatine göre itaat ile mükellef kılan”

* “Yapılan hizmete yardımcı olan ve övgüyü çokça yapan”

* “Kendisine isyan edenleri cezalandırmak­ta acele etmeyen, kendisine bağlanan umutları boşa çıkarmayan”

* “Dilekte bulunan kimseyi geri çevirmeyen, kendisinden ümit eden­leri de teselli eden”

* “Yanılan kimseleri affeden”

* “Kendi kendine acımayan kimselere dahi merhamet eden”