ŞEMS SÛRESİ

MEKKE DÖNEMİ

Necm: 46

1-10Kur’ân’ı ve onun yaydığı sosyal aydınlığı, Kur’ân’ı izleyen Elçi ve mü’minleri, Kur’ân ışığı ile aydınlanan toplumları, Kur’ân ışığından yoksun kalan toplumları, bilginleri ve bilginleri yücelten bilgileri, kara cahilleri ve kara cahilleri bu hâle getiren ilke ve anlayışları, benliğini bulmuş kimseleri ve benlik bulduran etmenleri[i] –ki Allah, insana taşkınlık yapma ve kendini koruma içgüdülerini/günah işleme ve “Allah’ın koruması altında olma yeteneklerini ilham etti; genlerine kodladı– kanıt gösteririm ki, benliğini arındıran gerçekten kurtulmuştur. Onu bilerek reddeden de kesinlikle zarara uğramıştır.

11Semûd azgınlığı sebebiyle yalanladı; 12bu kavmin âhirette en mutsuz olacak olanları/liderleri görevi kabul edip gittiği zaman, 13Allah’ın elçisi onlara demişti ki: “Allah’ın devesine önem verin!” ve “Onun su içmesini, yaşamasını sağlayın!”[ii]

14,15Fakat onlar, onu yalanladılar, bunun sonucundan korkmayarak da Allah’ın devesini, inciklerini kesip öldürdüler.

Rableri de günahları dolayısıyla onları değişime yıkıma uğrattı sonra da yerle bir ediverdi.

 (26/91, Şems/1-15)

[i]    Âyetteki sözcüklerin “hakikat” manası şöyledir: “Güneş’e ve onun parıltısına, onu izlediği zaman Ay’a, ona parlaklık verdiği zaman gündüze, onu sarıp örterken geceye, göğe ve onu yapana, yeryüzüne ve onu yuvarlakça döşeyene, nefse ve onu düzenleyene; –ki O, ona fücurunu ve takvâsını ilham etti–…” şeklindedir. Biz Mealde mecâz anlamlarını takdim ettik.

[ii] Burada “sosyal yardım ve destek kurumları”, Allah’ın devesi; bu kurumları yaşatmak için çalışma da devenin sulanması olarak nitelenmiştir. Devenin inciklerinin kesilmesi de, bu kurumların yaşaması için gerekli olan zekat; vergi, aidat vs. gibi gelir kaynaklarının yok edilmesidir. Kur’ân geçmiş ümmetlere ait hükümleri sembolik ifade ile verirken, kendi muhataplarına bu konu, “salât, salâtın ikamesi ve zekât vermek” ifadeleriyle ilkeleştirilmiştir.